Öğretmenin değeri

Sözlük anlamına bakıldığında “öğretmenlik” mesleği işi bilgi öğretmek olan kimse olarak
nitelendirilmektedir. Toplumumuzda öğretmenlik annelik kadar kutsal görülen bir meslek
iken şimdilerde sadece devlet memurluğu gibi görülmeye başlanmıştır. Bunda işini sevmeyen
sadece devlette çalışabilmek için herhangi bir üniversitede eğitim fakültesini bitirmiş olan
kişilerin etkisi azımsanamayacak derecede iken her sene değişen eğitim sistemine uyum
sağlamanın zorluğuda şüphesiz ki etkilidir.
Her sene değişen eğitim sistemiyle birlikte aileler “iyi öğretmen” arayışına girmektedirler.
Çocuklarını bu sınav kazanma yarışında öne geçirecek kişiyi bulmak için çaba harcarlar. Peki
iyi öğretmen- kötü öğretmen ayrımı gerçekte neyi ifade eder? Neyi ifade etmelidir?
Ailenin istediği iyi öğretmen çocuğunu gireceği sınavlara yönelik hazırlayan, beden eğitimi
dersinde matematik yapan, sürekli ve devamlı ödevler veren, testler çözdüren öğretmen
modelidir.
Oysa ki insanların hayatlarında unutamadığı öğretmenlerin özelliklerine baktığımızda sonuç
değil süreç odaklı, öğrencilerinin öğrenmeleri için bütün zeka türlerine hitap eden etkinlikler
oluşturan, okul dersleri dışında birçok deneyim kazandıran, birçok farklı konuda onların
hayatına dokunan, bütün bunlar için çaba harcayan, karşısına çıkan bütün engelleri göz
önüne alarak öğrencileri için en iyisini yapmaya çalışan kişiler olduklarını görürüz.
Bu engeller öğetmeni kimi zaman yaşadığı yerden kimi zaman mesleğinden kimi zaman
hayatından edebilecek kadar ciddi bir hal alabiliyor. Bugünlerde sosyal medyada çokça
paylaşılan bir Seçil Öğretmen konusu var ki öğretmenlerin yaşadığı güçlükleri gözler önüne
seriyor. Çok değil bu olaydan 1-2 hafta öncede görev yaptığı okulun bahçesinde, öğrencilerin
gözü önünde, bir öğrencisinin velisi tarafından dövülen öğretmenin haberlerini okuduk ve bu
kişilerin serbest bırakıldığını gördük. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet
sizden "fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" nesiller ister.” sözünü kendine ilke edinip görevlerini
yapan öğretmenlerin yaşadığı her türlü fiziksel, psikolojik şiddet engellenmelidir.
Öğretmenlik mesleği hakettiği değere geri döndürülmeli, tekrar eski kutsallığına erişmelidir.
Simay BEZİRCİ

simaybezirci@gmail.com